Korozyon dayanımının önem taşıdığı çeşitli endüstriyel uygulamalarda elektrik panolarının / mahfazalarının paslanmaz çelik malzemeden imal edilmesi yani Paslanmaz Pano kullanımı genel olarak tercih edilmektedir.

Ancak paslanmaz çelik malzemelerin de seçiminde ve kullanımında dikkat edilmesi gereken kurallar vardır.

Hangi paslanmaz çelik tipi?

304 kalite paslanmaz çelik özel bir korozyon dayanımı ihtiyacı duyulmayan farklı uygulamalarda en yaygın olarak kullanılan tiptir. Daha agresif ortamlar daha pahalı bir paslanmaz çelik tipi olan 316 kalitenin kullanımını gerektirmektedir. Ancak 316 kalite için dahi ortamda bulunan kimyasallar, bunların konsantrasyonu ve agresiflik dereceleri detaylı bir şekilde incelenip, değerlendirilmeli ve gözlemlenmelidir; bu tipin de yeterli olamadığı durumlar olabilir.

304 Kalite Paslanmaz Çelik
SEA 304-304L / EN 1.4301-1.4303

Paslanmaz Pano‘da kullanılan, Amerikan SAE (Society of Automotive Engineers) tarafından 304 tipi olarak sınıflandırılan paslanmaz çelik 18-20% oranında krom ve 8-10.5% oranında da nikel içermektedir. Zaman zaman ’18-8’ olarak da adlandırılan 304 tipi farklı endüstriyel uygulamalarda yaygın bir şekilde standart paslanmaz çelik tipi olarak kullanılmaktadır. 304 kalite paslanmaz çeliğin kullanılmasının sakıncalı olduğu en bilinen uygulama yeri, uçmak suretiyle yüzeylerde birikebilen tuzun bulunduğu sahil bölgelerindeki harici tip uygulamalardır.

Gıda ve içecek endüstrisinde mahfazaların paslanma endişesi duyulmadan sık sık yıkanması gerekmektedir. Buralarda 304 tipi paslanmaz çelik yoğun olarak kullanılmaktadır. Et, süt, meyve ve sebzelerde bulunan çeşitli asitlere karşı dayanımının yüksek olması sebebiyle 304 tipi paslanmaz çelik gıda ve içecek proseslerinde kullanılan makinelerin kontrol ve kumanda ekipmanları panolarının / mahfazalarının ideal ham maddesi olmuştur. Yine de eğer ortamda aşırı derecede klorid kullanımı mevcut ise veya temizleme prosedürleri yüksek korozyon özelliğine sahip solventler gerektiriyor ise daha güçlü bir paslanmaz çelik tipinin kullanımı gerekebilir.

Atık ve içme suyu işleme tesislerinin bir çoğunda da 304 kalite paslanmaz çelik kullanımı yeterli olabilir. Ancak, bazı su işleme tesislerinde dezenfektan olarak klorin gazı ve kullanılan klorinin artıklarının yok edilmesi için de sulfurdioksit kullanılmaktadır. Zaten doğası gereği yüksek nem oranına sahip olan ortam ile bu gazların korozif etkisi birleştiğinde 304 kalite paslanmaz çeliğin sınırları aşılmaktadır. Bazı belediyeler çevre dostu yaklaşımla daha az kimyasal kullanımı yönünde efor sarfetmekte ve su arıtımında ultraviyole işlem uygulamaktadırlar. Bu tip tesislerde kimyasal kullanımı olmadığı için 304 kalite paslanmaz pano kullanılabilir.

316 Kalite Paslanmaz Çelik
SEA 316-316L / EN 1.4401-1.4404

Paslanmaz Pano’da, 304 tipinin sınırlarına ulaşıldığında ikinci en yaygın kullanılan paslanmaz çelik tipi 316’dır. Genel olarak 25- 35% oranında daha pahalı olan 316 kalite paslanmaz çelik daha yüksek oranda nikel ve 2-3% oranında molibden katkısına sahiptir. Molibden katkısı özellikle kloridlere karşı korozyon dayanımının artmasını sağlar.

Su işleme tesisleri için paslanmaz çelik mahfaza malzemesi seçiminde suyun ihtiva ettiği klorid oranı en belirleyici faktördür. 304 tipi paslanmaz çelik 100 ppm sınırına kadar klorid ihtiva eden suyun korozif etkisine dayanabilmektedir. Buna karşı 316 tipi paslanmaz çelikte bu sınır 1000 ppm klorid oranına kadar çıkmaktadır. Kloridlere ilave olarak suyun korozif davranışını etkiliyen başka maddeler de mevcuttur. Özellikle kloridler dışında kalan bromid veya iyodidler gibi halidlere dikkat edilmesi gerekmektedir. Bir başka önemli faktör de suda oksitleyicilerin (örn. ozon) mevcudiyetidir; zira suyun oksitleme gücü arttıkça yol açabileceği noktasal korozyon riski de artmaktadır. Bu gibi bazı durumlarda 316 kalite paslanmaz çelik de yetersiz kalmaktadır.

Genelde marin standardı olarak bilinen paslanmaz çelik tipi 316 sürekli tuzlu su içinde (19.000 ppm kloride denk) bulunmaya dayanamaz. Ancak geçici ve kısa süreli tuz spreylerinin söz konusu olduğu su üstü uygulamalarında kullanılabilir. Dar ve kapalı düşük hava akımı olan uygulama mekanlarının, düşük pH veya yüksek sıcaklık gibi zor ortam şartlarının çeşitli önlemler alınmasını gerektirebileceği unutulmamalıdır.

316 kalite paslanmaz çelik genelde gemi ve petrol platformları gibi marin uygulamaları ve hatta tuz madenleri için yeterli olarak değerlendirilir. Temelde yüksek klorid seviyelerinin mevcut olduğu korozif ortamlarda seçilmesi gereken paslanmaz çelik tipi 316’dır.

Aşırı asidik kimyasallar ve konsantre klorid tuzları kullanan gıda işleme tesislerinde yüksek klorid dayanımına sahip olması sebebiyle 316 tipi paslanmaz çelik tercih edilmelidir. 316 kalite paslanmaz çelik sülfürik asit çözeltilerine (<10%) ve sulfur içeren gazlara önemli ölçüde dayanıklı olması sayesinde bu maddelerin sıklıkla bulunduğu endüstrilerde kullanılan mahfazaların ham maddesi olarak kullanılmaktadır. Örneğin, kağıt endüstrisinde 316 kalite paslanmaz kullanılmaktadır. Benzer şekilde başka endüstrilerde, kağuçuk imalatında vulkanizasyon prosesi yada barut imalatı gibi çeşitli uygulama alanlarında da yaygındırlar.

Nitrik ve hidroklorik asit

Genel kural olarak 316 kalite paslanmaz çelik mahfazalar agresif kimyasal ortam şartlarında 304 tipine göre daha dayanıklıdırlar. Bu kurala uymayan özel durumların en başında nitrik asit gelmektedir. Nitrik asit özellikle gübre imalatında, ilaç sanayisinde ve patlayıcı yapımında kullanılmaktadır; sentetik iplik ve polimer imalatında yada su işleme tesislerinde de kullanılabilirler. Tüm paslanmaz çelik tiplerinin nitrik asite karşı az da olsa dayanımı vardır, ancak nitrik asit kullanımının yaygın olduğu endüstrilerde bu maddeye olan dayanımı dolayısıyla 304 kalite paslanmaz çelik tercih edilmelidir. Bu durumda paslanmaz çeliğin kendi kendini pasife eden özelliğinin nitrik asitin kuvvetli oksitleyici etkisi ile arttırılması sağlanmakta ve paslanmaz çeliğin korozyon dayanımı yükseltilmektedir.

Önemle dikkat edilmesi gereken bir konu ne 304 tipi, ne de 316 tipi paslanmaz çeliğin hidroklorik asitin sebep olabileceği kimyasal korozyona dayanamayacağıdır. Bu asit
pasif yüzeyi yok edip, metali savunmasız bırakmaktadır.

Yüzme havuzu ortamlarında Paslanmaz Pano Uygulaması

Yüzme havuzu atmosferi genelde yaklaşık olarak 60-70% bağıl nem seviyesinde nispeten yüksek oranda klorin ve klorin bileşikleri ile birlikte karakterize edilirler. Özgün “havuz kokusu” bunlardan dolayı oluşur. Bu maddeler hem buhar hem de aerosol olarak tüm mekana yayılabilirler. Bir çok uygulamada sodyum kloride ilave olarak nispeten yüksek miktarda kalsiyum ve magnezyum kloride rastlanmıştır. Klorid oranı için 2-5% ve pH değeri için 3-4 tipik değerlerdir. Yüksek bağıl nem oranı gün boyunca gerçekleşen sıcaklık değişimi ve yüzme aktivitesinin yoğunluğuna bağlı olarak değişmekte ve geceleri hava şartlandırma sisteminin kapatılmasıyla birlikte çeşitli yerlerde birikmelerin oluşmasıyla sonuçlanmaktadır. Klorid içeriği olan sıvıların buharlaşması ve temas bölgelerinde klorid yoğunluğunun artışı korozyon ihtimalini önemli ölçüde yükseltir.

Yüzme havuzu uygulamalarında doğru malzeme seçimi konusuna özel önem gösterilmesi gerekmektedir. Özellikle kapalı havuzların makine dairesi gibi kapalı kısımlarına yerleştirilen mahfazaların / paslanmaz panoların malzeme seçimine dikkat edilmesi şarttır. Bu uygulamalarda mikro iklim hava kalitesini arttırmak gibi özel önlemler alınması gerekmektedir. Dezenfektan kimyasal depolamasının yapıldığı, ozon gibi oksitleyiciler bulunan ortamlarda 316 kalite paslanmaz çelik seçiminin tek başına yeterli  olmayacağı aşikardır. Bu gibi durumlarda 316 kalite paslanmaz çelik üzerine vernik uygulanması gerekmektedir.

Yazımızın devamı için 3. bölümü inceleyebilirsiniz, 3. bölümde Hijyenik Uygulamalar, Depolama ve Şantiye Ortamı, Temizlik ve Bakım konuları üzerinde durulmuştur…

ÇÖZÜMLERİMİZ